Ağrı Kesicileri Dikkatli Kullanalım!

Baş ağrısı toplumda sık rastlanan ve hayat kalitesini etkileyen bir problemdir. Hatta genellikle ağrı kesici ile geçiştirilen bu durumun altında bazen hayatı tehdit edici bir sebep olabilir.

Toplumda en sık rastlanan baş ağrısı sebepleri migren ve gerilim tipi baş ağrısıdır. Migrenin tanımlayıcı özellikleri genellikle tek taraflı ve zonklayıcı olması, beraberinde bulantı ve kusmanın eşlik etmesi, ışık ve ses ile artmasıdır. Hasta ışık ve sesten kaçınarak karanlık bir odada dinlenme ihtiyacı hisseder. Gerilim tipi baş ağrısı ise daha çok iki taraflı ve sıkıştırıcı tarzdadır, bazen bulantı ve kusma eşlik edebilir. Her iki baş ağrısı tipinde de bu özelliklerin görülmesi şart değildir, hastadan hastaya değişebilir.

Yukarıda bahsettiğimiz baş ağrısı tipleri birincil (yani altında diğer bir hastalığın yatmadığı) baş ağrılarıdır. İkincil baş ağrıları ise daha nadir olup boyun fıtığı, beyinde damarsal bozukluklar (örneğin halk arasında baloncuk denen anevrizmalar vb.) ve beyinde yer kaplayan kitle gibi birçok sebeple ortaya çıkabilir.

İlginç bir şekilde ikincil baş ağrıları ağrı kesicilerin uygunsuz şekilde kullanımlarıyla da ortaya çıkabilir. Ağrı kesici ile baş ağrısını geçiştirmeye çalışanlarda ağrı sıklık ve şiddetinin giderek artması bunun bir göstergesi olabilir ve geç kalındıkça tedavisi daha da zorlaşır.

Kontrolsüz ve tanı konmamış hipertansiyon (tansiyonun yüksek seyretmesi) diğer bir sık baş ağrısı sebebidir.

Baş ağrısında tanı:

Hekiminize baş ağrınızın özellikleri ile ilgili anlattıklarınız tanı açısından çok önemlidir. Hatta sadece sizin anlattıklarınız ile tanı konulabilir. Bunun yanı sıra hekiminiz sizi muayene ettikten sonra altta yatan veya baş ağrısını arttırabilecek durumları ortaya çıkarmak için çeşitli laboratuar ve görüntüleme tetkikleri (beyin/boyun MR ve tomografisi vb.) isteyebilir ancak bu şart değildir. Görüntüleme özellikle ikincil baş ağrılarının tanınmasında çok önemlidir.

Baş ağrısında tedavi:

Birincil baş ağrılarının tedavisinde ağrının tipi kadar sıklığı ve ne kadar süredir olduğu da önemlidir. Uzun süredir ve sık baş ağrısı yaşayan hastalara ağrıyı dindirici tedavinin yanında mutlaka önleyici tedavi de verilmelidir. Hekiminiz size uygun önleyici tedaviyi başlayacaktır. Önleyici tedavilerin süresi ortalama en az altı aydır, ancak bu süre değişebilir. Tedaviye yanıt vermemeniz veya az yanıt vermeniz durumunda ilacınızın tipi ve dozu değişebilir, bu sebeple kontrollerinizi ve muayenelerinizi aksatmamanız önerilir. Özellikle migrende hasta ilaç tedavisine tam uyduğu ve ağrıyı tetikleyen sebeplerden kaçındığı halde ağrısı azalmazsa yapılacak botulinum toksin uygulamasından fayda görebilir.

İkincil baş ağrılarında ise tedavi altta yatan sebebe göre değişir ve asıl sebep tedavi edildiğinde baş ağrısı kendiliğinden düzelecektir. Sıklıkla yardımcı olarak ağrı kesicilerden de faydalanılır.