Kış Aylarında Aldığınız Kilolardan Nasıl Kurtulabilirsiniz?
Kış aylarında bol bol üşüdük, canlanmak için tatlı ve hamur işlerini yemekten çekinmedik. Aldığımız fazla kiloları kolayca bol giysilerimizin altında sakladık. Bahar kapımızı çalınca kilolarımızdan kurtulmamın yollarını aramaya başladık. Kış aylarında kilo alıp, bahar aylarında vermeye çalışmak çoğumuz için rutin bir kısırdöngüdür. Ancak önemli olan baharda kilo vermek değil, ideal kilomuzu korumaktır. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı S.Burcu Erdöl ideal kilonuzu kalıcı olarak korumanız için önerilerde bulunuyor!
Kış Aylarında Neden Genelde Kilo Alıyoruz?
Kış aylarında soğuk havalar nedeniyle rahatça dışarı çıkamadığımız için, hareketlerimizin azlığı kilo artışının en temel sebeplerinden biri. Kış boyunca, vücudumuzu gizlemek zorunda olmayışımız, daha geniş, bol, üst üste kıyafetler giyerek vücudumuzu kamufle ediyor oluşumuz bizi biraz da rahat davranmaya itiyor. Kışın kendimizi daha yorgun, kimi zaman halsiz hissediyoruz ve hemen tatlılara hamur işlerine sarılıveriyoruz. Tatlı yiyecekler tüketerek salgılanan serotonin hormonu ile kendimizi daha mutlu hissediyoruz. Daha sık hastalanmamız, metabolizmamızın değişiklikler göstermesine sebep oluyor. Ayrıca kilo alımı, kişinin genetik, metabolik ve hormonal özellikleriyle de yakından ilişkili bir durum.
Bahar Aylarına Girerken, Kişilere Sağlıklı ve Kalıcı Biçimde Kilo Vermeleri İçin Ne Gibi Önerilerde Bulunabilirsiniz?
Tıpta “obezite” olarak tanımlanan kilo fazlalığının yüksek tansiyondan şeker hastalığına, bazı kanserlerden kalp - damar hastalıklarına kadar oldukça ciddi sağlık problemlerine yol açtığı tartışmasız bir gerçektir. Dahası, obezite yaşlanmayı hızlandıran tüm sebepler arasında birinci sırada yer alıyor. Fazla kilolu olmanın beraberinde getirdiği psikolojik ve sosyal problemlerin hiç de küçümsenecek düzeyde olmadığını da göz ardı etmemek lazım.
İdeal vücut ağırlığının üzerine çıkma nedenin altında, bedenimizin ihtiyaç duyduğundan daha fazla gıda tüketmenin, düzenli ve dengeli beslenmemenin ve hareketsiz bir yaşam tarzının yattığı muhakkak. Diğer taraftan, genlerin, hormonal ve metabolik bozuklukların da kilo almaya ya da fazla kiloları verememeye yol açtığı biliniyor.
Oldukça iyi bilinen bir gerçeğin altını çizmek gerek; 'kilo kontrolü' 'kişiye özel' olmalı. Kişi, öncelikle, beslenme ve egzersiz alışkanlıklarına yönelik soruları cevaplamalı. Kilo vermenin tam bir ekip işi olduğu unutulmamalı; endokrinolojik muayeneniz ve gerekli hormonal ve metabolik testler yapılmalı. Dilerseniz, metabolizmanızı kontrol eden genlerinize yönelik testler yaptırmak da mümkün.
Bu aşamadan sonra vücudunuzdaki yağ dağılımı tespit edilip yaşınıza, cinsiyetinize ve günlük aktivitenize uygun, kısaca 'size özel' bir sağlıklı beslenme ve egzersiz programı düzenlenmelidir.
Adım-ölçerlerin (pedometre) fiziksel aktiviteyi motive edici yönde çok ciddi faydaları oluyor. Düzenli aralıklarla yapılan diyetisyen kontrolleri ve size özel beslenme ipuçları programa uyumu artırma yönünde etkili oluyor. Gerektiğinde, psikolojik danışmanlık ve tamamlayıcı tıp yöntemleri de (kuantum düşünce tekniği gibi) programa dahil edilebilir.
Kişilerin Sıklıkla Başvurduğu Zayıflama İlaçları, Bitkisel Gıda Takviyeleri vb. Ürünler Hakkındaki Görüşleriniz Neler?
Kişilerin bu tip ürünleri kendi kendilerine kullanmaları ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bazıları bağırsak çalıştırıcı, bazıları ise diüretik etkiye sahiptir. Dolayısı ile vücuttan sıvı kaybına yol açar. Bu yüzden sadece ve sadece doktor kontrolünde kullanılabilir.
Diyet Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenleri Listeleyecek Olursak;
- Beslenme programınız sizin yaşam standartlarınıza ve ihtiyaçlarınıza göre planlandığından, önerilen besinlerin eksik veya fazla tüketilmesi başarınızı olumsuz etkileyecektir.
- Aylık sağlıklı kilo kaybı ortalama kilonuzun % 5’idir. Hızlı kilo vermek kas ve su kaybına neden olacağından bazı hastalıklara yol açabilir.
- Günde 3 ana, 3 ara öğün olması metabolizmanızı hızlandırır. Öğün aralarında 2-4 saat olmasına ve en son öğünün yatmadan 2 saat önce olmasına özen gösterin.
- 1 kg sebze yemeğini ½ çay bardağı veya 3 yemek kaşığı sıvı yağ ile pişirin. Bir şişenin 2/3'sine zeytinyağı, 1/3 ine ayçiçeği yağı veya mısırözü yağı ilave edin ve yemekleri hazırlarken, bu yağ karışımını tercih edin.
- Yetişkin insan vücudunun % 55-60’ı su olmalıdır. Bunu sağlamak ve posanın vücutta kullanılabilmesi için günde 2-2,5 litre su tüketin. Reflü veya sindirim sitemi rahatsızlığı yoksa öğün öncesinde veya sırasında su içmek, iştahı frenleyecektir.
- Yemekleri yavaş tüketip, bol çiğneyin. Besinler tüketilirken beyne tokluk sinyali gitmesi için ortalama 20 dakika geçmesi gerekir. Hızlı yendiğinde bu süre geçmediği için, midemiz dolsa bile açlık hissi devam eder, daha fazla yemek tüketilmesine yol açar.
- Mevsim meyvelerini ve sebzelerini tercih edin.
- Alışverişe çıkmadan önce alışveriş listesi oluşturun, alışverişi tok karnına yapın.
- Vücut 20 dakikadan sonra yağ yakmaya başladığı için, haftada 3-4 gün, 30-45 dakika aralıksız egzersiz yapın.
- Yemek için küçük, salata için büyük tabak tercih edin.
Kış aylarında bol bol üşüdük, canlanmak için tatlı ve hamur işlerini yemekten çekinmedik. Aldığımız fazla kiloları kolayca bol giysilerimizin altında sakladık. Bahar kapımızı çalınca kilolarımızdan kurtulmamın yollarını aramaya başladık. Kış aylarında kilo alıp, bahar aylarında vermeye çalışmak çoğumuz için rutin bir kısırdöngüdür. Ancak önemli olan baharda kilo vermek değil, ideal kilomuzu korumaktır. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı S.Burcu Erdöl ideal kilonuzu kalıcı olarak korumanız için önerilerde bulunuyor!
Kış Aylarında Neden Genelde Kilo Alıyoruz?
Kış aylarında soğuk havalar nedeniyle rahatça dışarı çıkamadığımız için, hareketlerimizin azlığı kilo artışının en temel sebeplerinden biri. Kış boyunca, vücudumuzu gizlemek zorunda olmayışımız, daha geniş, bol, üst üste kıyafetler giyerek vücudumuzu kamufle ediyor oluşumuz bizi biraz da rahat davranmaya itiyor. Kışın kendimizi daha yorgun, kimi zaman halsiz hissediyoruz ve hemen tatlılara hamur işlerine sarılıveriyoruz. Tatlı yiyecekler tüketerek salgılanan serotonin hormonu ile kendimizi daha mutlu hissediyoruz. Daha sık hastalanmamız, metabolizmamızın değişiklikler göstermesine sebep oluyor. Ayrıca kilo alımı, kişinin genetik, metabolik ve hormonal özellikleriyle de yakından ilişkili bir durum.
Bahar Aylarına Girerken, Kişilere Sağlıklı ve Kalıcı Biçimde Kilo Vermeleri İçin Ne Gibi Önerilerde Bulunabilirsiniz?
Tıpta “obezite” olarak tanımlanan kilo fazlalığının yüksek tansiyondan şeker hastalığına, bazı kanserlerden kalp - damar hastalıklarına kadar oldukça ciddi sağlık problemlerine yol açtığı tartışmasız bir gerçektir. Dahası, obezite yaşlanmayı hızlandıran tüm sebepler arasında birinci sırada yer alıyor. Fazla kilolu olmanın beraberinde getirdiği psikolojik ve sosyal problemlerin hiç de küçümsenecek düzeyde olmadığını da göz ardı etmemek lazım.
İdeal vücut ağırlığının üzerine çıkma nedenin altında, bedenimizin ihtiyaç duyduğundan daha fazla gıda tüketmenin, düzenli ve dengeli beslenmemenin ve hareketsiz bir yaşam tarzının yattığı muhakkak. Diğer taraftan, genlerin, hormonal ve metabolik bozuklukların da kilo almaya ya da fazla kiloları verememeye yol açtığı biliniyor.
Oldukça iyi bilinen bir gerçeğin altını çizmek gerek; 'kilo kontrolü' 'kişiye özel' olmalı. Kişi, öncelikle, beslenme ve egzersiz alışkanlıklarına yönelik soruları cevaplamalı. Kilo vermenin tam bir ekip işi olduğu unutulmamalı; endokrinolojik muayeneniz ve gerekli hormonal ve metabolik testler yapılmalı. Dilerseniz, metabolizmanızı kontrol eden genlerinize yönelik testler yaptırmak da mümkün.
Bu aşamadan sonra vücudunuzdaki yağ dağılımı tespit edilip yaşınıza, cinsiyetinize ve günlük aktivitenize uygun, kısaca 'size özel' bir sağlıklı beslenme ve egzersiz programı düzenlenmelidir.
Adım-ölçerlerin (pedometre) fiziksel aktiviteyi motive edici yönde çok ciddi faydaları oluyor. Düzenli aralıklarla yapılan diyetisyen kontrolleri ve size özel beslenme ipuçları programa uyumu artırma yönünde etkili oluyor. Gerektiğinde, psikolojik danışmanlık ve tamamlayıcı tıp yöntemleri de (kuantum düşünce tekniği gibi) programa dahil edilebilir.
Kişilerin Sıklıkla Başvurduğu Zayıflama İlaçları, Bitkisel Gıda Takviyeleri vb. Ürünler Hakkındaki Görüşleriniz Neler?
Kişilerin bu tip ürünleri kendi kendilerine kullanmaları ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bazıları bağırsak çalıştırıcı, bazıları ise diüretik etkiye sahiptir. Dolayısı ile vücuttan sıvı kaybına yol açar. Bu yüzden sadece ve sadece doktor kontrolünde kullanılabilir.
Diyet Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenleri Listeleyecek Olursak;
- Beslenme programınız sizin yaşam standartlarınıza ve ihtiyaçlarınıza göre planlandığından, önerilen besinlerin eksik veya fazla tüketilmesi başarınızı olumsuz etkileyecektir.
- Aylık sağlıklı kilo kaybı ortalama kilonuzun % 5’idir. Hızlı kilo vermek kas ve su kaybına neden olacağından bazı hastalıklara yol açabilir.
- Günde 3 ana, 3 ara öğün olması metabolizmanızı hızlandırır. Öğün aralarında 2-4 saat olmasına ve en son öğünün yatmadan 2 saat önce olmasına özen gösterin.
- 1 kg sebze yemeğini ½ çay bardağı veya 3 yemek kaşığı sıvı yağ ile pişirin. Bir şişenin 2/3'sine zeytinyağı, 1/3 ine ayçiçeği yağı veya mısırözü yağı ilave edin ve yemekleri hazırlarken, bu yağ karışımını tercih edin.
- Yetişkin insan vücudunun % 55-60’ı su olmalıdır. Bunu sağlamak ve posanın vücutta kullanılabilmesi için günde 2-2,5 litre su tüketin. Reflü veya sindirim sitemi rahatsızlığı yoksa öğün öncesinde veya sırasında su içmek, iştahı frenleyecektir.
- Yemekleri yavaş tüketip, bol çiğneyin. Besinler tüketilirken beyne tokluk sinyali gitmesi için ortalama 20 dakika geçmesi gerekir. Hızlı yendiğinde bu süre geçmediği için, midemiz dolsa bile açlık hissi devam eder, daha fazla yemek tüketilmesine yol açar.
- Mevsim meyvelerini ve sebzelerini tercih edin.
- Alışverişe çıkmadan önce alışveriş listesi oluşturun, alışverişi tok karnına yapın.
- Vücut 20 dakikadan sonra yağ yakmaya başladığı için, haftada 3-4 gün, 30-45 dakika aralıksız egzersiz yapın.
- Yemek için küçük, salata için büyük tabak tercih edin.


Ulusal
Kalite Büyük Ödülü’nü kazanan Türkiye’nin ilk özel hastanesi olmanın mutluluğunu
yaşıyoruz.
Ulusal
Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’nin imzalanması ile KadıköyŞifa,
mükemmellik yolunda kaliteli hizmet anlayışında kararlığını göstermiştir.