Yaşlılık ve Depresyon..





Yaşlılık, birden çok tıbbi problemle ve yaşamın getirdiği değişik güçlüklerle boğuştuğumuz, artık hayatımızı idame ettirmek için bazı alanlarda daha genç kuşakların yardım ve desteğine ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdir.

Üzüntülü hal ve unutkanlığın yaşlılığın doğal bir sonucu olduğu şeklinde yanlış bir önyargı vardır. Yaşlılıkla birlikte çevre ile ilgilenmede bir miktar azalma ve beden sağlığının ön plana çıkması doğaldır ancak bu dönem kişinin hayatını sıklıkla gözden geçirdiği, fiziksel problemler yaşadığı, maddi ve manevi sıkıntılarla karşılaştığı çok hassas bir dönemdir. Bu nedenle yaşlılarda depresyon belirtileri sıklıkla görülür ve tedavisi mümkün olduğundan gözardı edilmemesi gerekir.





Yaşlılıkta görülen depresyona sebep olabilen faktörler arasında birtakım ilaçlar (ağrı kesiciler, tansiyon ilaçları, kanser ilaçları), bazı hastalıklar (koroner kalp rahatsızlıkları, tiroid hastalıkları, kanserler, inmeler, Parkinson Hastalığı, romatizmal hastalıklar, vitamin B12 eksikliği) mevcuttur. Bunların dışındaki risk faktörleri şöyle sıralanabilir:

* kadın olma
* kronik hastalığa bağlı beceri kaybı
* yaşam olayları (hastalık, eş ya da evlat kaybı, emeklilik, ekonomik sıkıntılar)
* sosyal destek (arkadaş ilişkilerinin azalması)
* düşük eğitim ve sosyokültürel seviye
* geçirilmiş depresyon ya da ailede depresyon öyküsü

Yaşlılar ruhsal sorunlarını kabullenmede ve kendilerini ifade etmede zorlanırlar. Depresyon içinde olan bir yaşlı çoğu kez mutsuzluk, isteksizlik, keyifsizlik gibi açık-seçik depresyon belirtileri ile değil, daha çok iç sıkıntısı, heyecan, uykusuzluk, bedensel yakınmalar, dikkati bir konuya verememe ve unutkanlık yakınmaları ile hekime başvurur. Bu yüzden çeşitli fiziksel hastalık ve demans sendromu tanıları alabilir ve gereksiz, pahalı ve riskli tıbbi tetkikler yapılabilir.

Özellikle geçmeyen, her türlü tedaviye yanıt vermeyen yüz, siyatik ve kalça ağrılarının depresyon kökenli olabileceği akılda tutulmalıdır. Kabızlık, midede şişkinlik, gaz, başağrıları, idrar yolları ile ilgili şikayetlerde sıklıkla görülen diğer semptomlar arasındadır.

Unutkanlık gibi zihinsel kayıplar yaşlılık depresyonunda tipiktir. Kimi zaman depresyonun demanstan (bunama) ayrımı oldukça güçleşebilir. Bu tabloya psödodemans adı verilmektedir. Altta yatan neden depresyon olduğu için geri dönüşümlü bir hastalıktır ve farklı tedavi gerektirir.

Yaşlılık depresyonunda intihar riski diğer yaş gruplarına göre yüksektir ancak teşhis edildiğinde yüksek oranda tedavi edilebilir bir hastalıktır.

DEMANS (BUNAMA)

Yaşlılık döneminde dikkat isteyen işleri yapmada, hızlı düşünmeyi gerektiren fonksiyonları yerine getirmede ve davranışlarda genel olarak bir yavaşlama görülür ancak sözel yeteneklerde, genel bilgi durumunda, muhakeme yeteneğinde büyük bir değişiklik beklenmez. Yaşlı kişiler uzak geçmişteki olayları hatırlamada bir sıkıntı yaşamazlar ancak yeni öğrenilen bilgileri hatırlamada zorluk çekebilirler. Unutkanlıklar günlük hayatı etkilediğinde ve basit gündelik işlerin yapılmasını aksattığında bir hastalık habercisi olabilir.

Demans günümüzde genel olarak hafızanın, zekanın, düşünme yeteneğinin, kişiliğin ve davranışların geri dönüşsüz bir şekilde bozulduğu durumları tanımlamakta kullanılmaktadır.

Demansiyel sendromlar geri dönüşümlü ve geri dönüşümsüz olanlar olarak ikiye ayrılmaktadır. Geri dönüşümlü olanlar arasında çeşitli ilaçlara bağlı olanlar, kansızlık, beyin tümörü, hormonal hastalıklar, kalp yetmezliği, metabolik bozukluklar sayılabilir. İlerleyici demanslara örnek Alzheimer Hastalığıdır.

Hastada görülen erken belirtilerin başında bellek bozuklukları, inatçılık, egoizm ve eski alışkanlıklara sıkı sıkıya sarılma vardır. Düzenli bir kişi dağınıklaşmaya, sorumluluklardan kaçmaya, üzerine aldığı görevleri yerine getirmemeye başlar. Zamanla isimleri, yüzleri, tarihleri hatırlayamama, eşyaları kaybetme, bellek bozukluğunu kapatmak için masallar uydurma, kelime bulma ve karar verme güçlüğü, konuşma bozuklukları, dikkati toplayamama, kavrama yeteneğinde bozulma, uykusuzluk, huzursuzluk, ileri dönemlerde ise yürüme, giyinme-soyunma gibi basit hareketlerde bozulma, tuvaletini tutamama ve hallüsinasyonlar görülebilir. Hastalığın son dönemlerinde yatağa bağımlı hale gelinir.

Demans tedavisiyle ilgili çalışmalar ve bilgiler gün geçtikçe artmaktadır. Hastalık tam olarak iyileştirilemese de davranış bozuklukları, hayal görmeler, uykusuzluk büyük ölçüde kontrol altına alınabilmekte ve son yıllarda geliştirilen ilaçlarla hastalığın ilerleyişi yavaşlatılabilmektedir.
Gizlilik Bildirimi   |    Yasal Uyarı   |    Bize Ulaşın   |    Sıkça Sorulanlar   |    Site Haritası
KadıköyŞifa   |    Anlaşmalı Kurumlar   |    Doktorlarımız   |    E-Hastane   |    İnsan Kaynakları
Copyright © 1999-2012 KadıköyŞifa: kadikoysifa.com sitesi KadıköyŞifa tarafından hazırlanmıştır (c) Tüm video, görsel ve metinler kadikoysifa.com sitesine aittir.