Uyku İncelemeleri

Uyku İncelemesi Nedir?

Normal uyku süresi genel bir kabul olarak sekiz saat olarak düşünülmekle birlikte kişiden kişiye farklılık gösterir. Önemli olan kişinin dinç olarak güne başlayıp sürdürebilmesine yetecek kadar bir süre uyumasıdır. Uykusuzluk kişileri çok rahatsız eden bir durum olduğu için daha fazla dikkat çeker ve uyku sorunu denildiği zaman ilk olarak akla gelir. Bu durum gelip geçici ya da kronik seyirli olabilir.

Uyku bozukluğu toplumda çok sık karşılaşılan bir durumdur. Toplumun yüzde altmışında çeşitli nedenlerle kısa ya da uzun süreli uyku bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Uyku bozuklukları günlük yaşam kalitesinin bozulması yanında depresyon, unutkanlık, dikkat bozukluğu, kronik ağrı, obezite, kalp hastalıkları, inme, hipertansiyon gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabilirler. Uykuda solunum durması (uyku apne sendromu), huzursuz bacak sendromu (restless leg syndrome, RLS), uykuda periyodik bacak hareketleri (periodic leg movements during sleep, PLMS), narkolepsi, aşırı uyuma (hipersomni), psikofizyolojik uyku bozukluğu sık karşılaşılan uyku bozuklukları tipleridir. Uyku bozukluğunun doğru ve kalıcı bir biçimde düzeltilmesi için öncelikle uyku bozukluğunun nedeninin belirlenmesi gereklidir.

Merkezimizde uyku bozukluğunun nedenlerinin ve derecesinin belirlenmesi için “Polisomnografi” (PSG) ve “Multipl Sleep Latency Test” MSLT adı verilen uyku incelemeleri yapılmaktadır.

Uyku İncelemesi Nasıl Yapılır?

Uyku laboratuarları kişinin tüm gecesini geçirebileceği yerler olarak planlanmıştır ve bu süreç içinde uykuya ait birçok veri kaydedilir. Araştırılacak olan kişi normal uyku vaktinden birkaç saat önce laboratuara gelir, ortama aşina olduktan sonra uyku teknisyeni tarafından çekim için gerekli ekipmanla donatılır, normal vaktinde yatar ve gece uykusu sırasında çekim gerçekleştirilir.

Polisomnografi (PSG) sık başvurulan uyku incelemesidir. Bazı durumlarda standart bir PSG incelemesinin ardından tüm gün boyunca belirli aralıklarla uyanık dönemde ve uykuda kayıtlara devam edilmesi gerekir. Bu incelemeye MSLT adı verilir. PSG incelemesinde hasta evinde uyuduğu gibi tüm gece süresince uyku laboratuarında uyur. İnceleme sabah sonlandırılır ve hasta evine ya da işine gidebilir. MSLT yapılırken standart PSG incelemesinin ardından belirli aralıklarla kayıtlara devam edilir. Bu nedenle MSLT incelemesinde hasta genellikle bir güne yakın bir sure uyku laboratuarında kalır.

PSG incelemesi öncesinde yapılacak uyku kaydının doğru değerlendirilmesi için hastadan bazı önemli bilgilerin elde edilmesi gereklidir. Bu amaçla hastadan bazı soruları içeren bir formu doldurması istenir. Bunun ardından hastanın vücudunun belirli bölgelerine özel elektrodlar ve sensörler yerleştirilir. Standart bir PSG incelemesinde saçlı deri üzerine elektroensefalografi (EEG) elektrodları, göz hareketleri kaydı için göz çukurlarının yan taraflarına elektrookülografi (EOG) elektrodları, kalp ritmi kaydı için göğüs üzerine elektrokardiyografi (EKG) elektrodları, uykuda bacak hareketleri kaydı için bacaklarda belirli yerlere bacak elektrodları yerleştirilir. Bu elektrodların uyku sırasında yerlerinden ayrılmamaları için kollodyon adı verilen bir yapıştırıcı ile sabitlenir. Standart bir PSG incelemesinde uyku evrelendirmesinde kullanılacak EEG verilerinin elde edilmesi için sınırlı sayıda (4 ila 6 adet) EEG elektrodu bağlanır. Ayrıca solunum hareketlerinin kaydı için göğüs ve karın sensörleri, ağız ve burundan hava giriş ve çıkışının kaydı için solunum sensörleri, kan oksijen parsiyel basıncının kaydedilmesi için parmak ucuna özel bir sensor ve vücut pozisyonunun kayıtlanması için bir pozisyon sensörü ve solunum seslerini kaydeden bir mikrofon yerleştirilir.

Bazı hastalarda uykuda epileptik bir sorun bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekebilir. Bu durumda kullanılan EEG elektrodu sayısı artırılır ve inceleme süresince standart 10–20 sistemine göre EEG kaydı alınır. Böylece standart EEG ve PSG kaydı birlikte yapılmış olur. Çoğu zaman bu kayıtlarla eş zamanlı olarak hastanın video kayıtları da alınır. PSG kaydı için gereken hazırlıkların tamamlanmasının ardından uyku öncesindeki dönemde belirli bir süre kayıt alınır ve ardından hasta yatağa yatırılarak uyuması istenir. Hasta uyuduktan sonra tüm gece boyunca PSG kaydına devam edilir. İncelemenin sonunda kısa bir süre yeniden uyanık dönemde kayıt alınır ve inceleme sonlandırılır. Bu kayıtlar daha sonra uyku bozuklukları alanında eğitim almış bir doktor tarafından değerlendirilir ve PSG raporu hazırlanır.

Uyku İncelemesi Hangi Durumlarda Yapılır?

Uyku insan hayatının çok doğal bir bölümü olmakla birlikte bir o kadar da gizemlidir. Bu konu gerek mitolojide gerek edebiyatta defalarca ele alınmıştır. Basit bir anlatımla uyku, tıpkı uyanıklık gibi beynin tam olarak işlevsel olduğu iki halinden biridir. İnsan ömrünün yaklaşık üçte birini kaplayan bu olgunun bozuklukları günlük hayatta son derece sarsıcı sonuçlara yol açar.

Uyku bozuklukları; uykunun kendisinin bozulması (dissomnia) ve uyku sırasında yaşanan sorunlar (parasomnia) olarak iki grupta incelenir. İlk grupta doğal olarak iki ihtimal vardır ki bunlar uykunun azalması (ya da yaygın deyişle uykusuzluk) ve uykunun artmasıdır. İkinci grupta yer alan durumlardan bazıları; kâbuslar, gece terörü, uyurgezerlik, uykuda konuşma, uykuda diş gıcırdatma, ailesel uyku felci olarak sayılabilir. Bu rahatsızlıkların bir kısmı ürkütücü gibi görünse de genellikle selim seyirlidirler.

Normal uyku süresi genel bir kabul olarak sekiz saat olarak düşünülmekle birlikte kişiden kişiye farklılık gösterir. Önemli olan kişinin dinç olarak güne başlayıp sürdürebilmesine yetecek kadar bir süre uyumasıdır. Uykusuzluk kişileri çok rahatsız eden bir durum olduğu için daha fazla dikkat çeker ve uyku sorunu denildiği zaman ilk olarak akla gelir. Bu durum gelip geçici ya da kronik seyirli olabilir. Başta anksiyete bozuklukları ve depresyon olmak üzere psikiyatrik hastalıklar bu durumun başlıca sebeplerindendir. Herhangi bir psikiyatrik hastalık olup olmadığının tespiti ve varsa bunun tedavisi psikiyatrik muayene sonucunda ortaya konabilir. Dolayısıyla bu konuda genel bilgiler vermek yanıltıcı olacaktır. Ama bir sebebe bağlı olsun ya da olmasın kaliteli bir uyku için genel bazı önerilerde bulunulabilir. Bu önerilere uyulduğunda “uyku hijyeni” gerçekleştirilmiş olur ve bu uygulama özellikle altta yatan bir başka ciddi durum bulunmadığında belki de uykuyu normale döndürmenin tek çaresidir.

Uykusuzluğun diğer sebepleri arasında, kıtalar arası yolculuklarda ortaya çıkan saat farkları, değişen vardiyalarda çalışma, alkol ve diğer psikoaktif maddelerin kullanımı, uyku sırasında ortaya çıkan kas hareketleri ve ağrı sayılabilir. Bir diğer ilginç durum da “uyku algılama bozukluğu” dur. Bu bozuklukta kişi uyuduğu halde uyuduğunun farkını varamaz ve uykusuzluk çektiğini zanneder. Bu durum ancak uyku laboratuarında tespit edilebilir.

Uykunun artması şeklinde ortaya çıkan durum da en az uykusuzluk kadar önemli ve yaygındır. Bu durumun birçok sebebi olabilmekle birlikte burada en yaygın olarak görünen iki neden ele alınacaktır. Bunlar “uyku apne sendromu” ve “PLMS” dir. Apne nefes durması demektir ve “uyku apne sendromu” uykuda nefes durmaları ile seyreden bir hastalık hali olarak ifade edilebilir. PLMS ise uykuda düzenli bacak hareketleri (periodic leg movement in sleep) sözcüklerinin İngilizce baş harflerinin bir araya gelmesinden oluşmaktadır.

Bilindiği gibi tüm insanlar düzenli olarak nefes alıp verir. Bu otomatik bir olaydır, vücut ihtiyacı oranında solunum sıklığını düzenler. Bu olayın gerçekleşmesinde iki sistem rol oynar. Bunlardan biri solunum yolları ve akciğerler, diğeri de vücudun oksijen ihtiyacını belirleyip bununla orantılı olarak nefes alma emri veren merkezi sinir sistemi ve onun emrinde çalışan sinir ve kas gruplarıdır. Bunlardan birinde ortaya çıkan arıza sistemin düzgün çalışmasına engel olacaktır. Toplumda en sık olarak uyku sırasında üst solunum yollarındaki daralma ve tıkanmalara bağlı sorunlar görülmektedir. Bunun ilk belirtisi horlamadır. Daralmış olan üst solunum yollarından geçmeye çalışan havanın yol açtığı titreşim horlama olarak işitilir. Bir sonraki aşamada ise yol tamamen kapanmakta ve nefes durması ortaya çıkmaktadır. Dışarıdan gözlendiğinde düzenli olarak horlayan kişinin sessizleştiği ve bir süre sonra boğulma hissiyle kükrercesine nefes aldığı görülür. Bu durumun ilerlemiş hallerinde kişi neredeyse uykusu süresince boğulmamak için bir yaşam mücadelesi verir gibidir. Bu durum vücudu iki şekilde etkiler. Birincisi yeterli oksijen alınamaz ve organların ihtiyacı karşılanamaz. Bu durum başta kalp-damar sistemi olmak üzere bütün organizma için bir tehdit oluşturur ve birçok hastalığa zemin hazırlar. İkincisi düzenli nefes alamayan kişi boğulma hissiyle sürekli olarak çok kısa süreli uyanıklıklar yaşar, uykusu derinleşemez ve verimli olmaz. Böyle bir gecenin sabahında kişi kendisini hiç uyumamışçasına yorgun hisseder. Aynı zamanda sabah ağız kuruluğu, baş ağrısı, sinirlilik, gün içerisinde sürekli yorgunluk hissi, uyuklama, dikkat azalması, iş verimsizliği ortaya çıkabilir. Kişi eğer araba kullanmak gibi sürekli ve sağlam bir dikkatin hayati önem taşıdığı bir iş yapıyorsa ortaya çıkabilecek sonuçlar gerçekten dramatik olabilir. Bu rahatsızlık erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülmekte ve yaş ilerledikçe artmaktadır. Hastalık riskini arttıran en önemli etkenlerden biri de şişmanlıktır. Şişmanlık bir yandan hastalık riskini arttırır, bir yandan da hastalığın sonucu olarak ortaya çıkan enerji azlığı ve hareketsizlik şişmanlığın artmasına neden olur. Toplumda çok sık görülen, büyük sıkıntılara sebep olan bu durumun   tedavisi mümkündür. Bunun için yapılması gereken öncelikle kişinin uyku laboratuarında bir gece incelenmesi ve durumunun tespit edilmesidir. Tanı konulduktan sonra durumun şiddetiyle de orantılı olarak tedavi şekline karar verilir. Kişinin bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından muayenesi ve üst solunum yollarına cerrahi bir müdahale gerekip gerekmediğinin anlaşılması önemlidir. Bunun dışında diş hekimleri tarafından uygulanan bazı ağız içi cihazlarla hava geçişi kolaylaştırılabilmektedir. En kesin tedavi ise kişiye gece boyunca üst solunum yollarındaki direnci yenecek düzeyde bir basınçla hava veren bir cihaz kullanılmasıdır. CPAP adı verilen bu cihaz bir maske ve basınç üreten bir pompadan oluşur. Günümüzde kişinin ihtiyacını belirleyerek otomatik olarak basınç düzeyini ayarlayan cihazlar geliştirilmiştir ve bu konu sürekli ilerleme halindedir. Doğal olarak yukarıda söz edilen ciddi tedavi gerektiren durumlar dışında hafif düzeyde rahatsızlıklar da olabilir. Örneğin sadece sırt üstü pozisyonda ortaya çıkan bir durum varsa basitçe sırta bağlanacak sert bir cisim, örneğin bir lastik top yardımıyla kişinin sırtüstü yatması engellenerek çözüm sağlanabilir. Bu karar uyku incelemesini ve hastanın kliniğini değerlendirecek olan hekim tarafından verilecektir.

PLMS uyku sırasında bacaklarda ortaya çıkan ritmik kasılmaları ifade eder. Huzursuz bacak sendromu ise uykuyla sınırlı değildir. Bacaklarda kelimelerle tarif edilmesi zor, karıncalanmaya benzer bir his ve hareket ettirme ihtiyacı şeklinde tanımlanabilir. Bu kişiler örneğin yolculuk gibi uzun süre hareketsiz kalmayı gerektiren durumlarda büyük güçlük yaşarlar ve her fırsatta araçtan inip bacaklarını hareket ettirme ihtiyacı duyarlar. Bacaklardaki huzursuzluk hissi uykuya dalma sürecinde ortaya çıktığı zaman uykuya geçiş güçleşecektir. Beraberinde huzursuz bacak sendromu olsun ya da olmasın PLMS uyku kalitesini azaltan çok yaygın bir sebeptir. Uyku sırasında ortaya çıkan ritmik hareketler doğal olarak uyarılmaya yol açar. Uyarılmalar bazen tam bir uyanıklık, bazen de uyku evresinin derinden yüzeyle doğru değişmesiyle sonuçlanır. Her iki durumda da uykunun derinleşmesi güçleşir, verimsiz ve dinlendirici olmayan bir uyku ortaya çıkar. Bu durumda da tıpkı uyku apne sendromun da olduğu gibi kişi sabah yorgun kalkar, gün içinde uyku ihtiyacı ve uyuklamalar ortaya çıkar, dikkati ve iş verimi azalır. Bu rahatsızlığın sebebi her zaman tespit edilemez. Bilinen sebepler arasında anemi (kansızlık), fazla kafein tüketimi, omurgaya ait bazı sorunlar sayılabilir. Bazı ilaçların da bu rahatsızlığı arttırdığı bilinmektedir. Hastalığın kesin tanısı uyku incelemesiyle konur. Ancak bu imkân yoksa kişiyi gece uykusunda izleyen birinin örneğin eşinin gözlemleri fikir verebilir. Tespit edilebilen bir sebep varsa buna yönelik tedavi uygulanır. Bir sebep tespit edilememişse de bu hastalıkta kullanılan ilaçlar çok büyük oranda sonunu çözer.

• Uyku incelemesi randevu verilerek yapılan bir incelemedir. Standart PSG incelemesi gece 21.00 ile sabah 06.00 saatleri arasında yapılır ve yaklaşık 9 saat zaman alır. Standart inceleme sonrasında evinize ya da işinize dönebilirsiniz. MSLT incelemesinde gece yapılan standart PSG incelemesi ardından ertesi gündüz boyunca belirli aralıklarla kayıtlara devam edilir. Bu nedenle size yapılaması istenen inceleme yöntemine göre zamanınızı önceden planlamanız önerilir.

• PSG incelemesi öncesinde akşam yemeğinizi her zamanki gibi yiyebilirsiniz.

• Yapılacak işlemlerde derinizin elektriksel iletkenliği önemlidir. Bu nedenle, saçlarınızın ve cildinizin temiz olması önemlidir. PSG öncesinde duş alın, sabun ya da kremsiz şampuan ile saçlarınızı yıkayın. Banyo sonrasında vücut kremi, losyonu, saç kremi, saç spreyi, jöle v.b uygulamayın. Tırnak cilası ya da oje kullanmayın. Erkek hastalarımızın inceleme öncesinde sakal traşı olması tercih edilir.

• Uyku kayıtlarınız değerlendirecek elektrofizyoloğun rapor oluşturma aşamasında durumunuz ile ilgili bilgilere ihtiyacı olacaktır. Bu nedenle doktorunuzun size verdiği PSG formunu ve durumunuzla ilişkili önceden yapılmış olan incelemelerin raporlarını (radyolojik incelemeler, laboratuar incelemeleri ve önceki PSG incelemelerinin sonuçlarını) yanınızda getiriniz.

• Standart PSG ve MSLT incelemelerinin yapılacağı gündüz boyunca uyumayın, şekerleme yapmamaya çalışın.

• Uyku incelemesi yapılacağı gün alkol kullanmayın. Akşam yemeğinden sonra çay ve kahve tüketmeyin. Yatıştırıcı ilaç kullanmayın.

• Yanınızda pijamalarınızı, terliklerinizi ya da rahat uyuyabileceğiniz bir giysinizi ve kişisel bakım eşyalarınızı yanınızda getirin.

• Hastalıklarınız nedeniyle kullanmakta olduğunuz şeker, kalp hastalıkları, tansiyon v.b ilaçlarınızı kullanmaya devam edin. Kullanmakta olduğunuz ilaçları yanınızda getirin.

• Uyku incelemesi tümüyle zararsız bir inceleme yöntemidir.

• Çocuklarda inceleme sırasında tepki ve kooperasyon eksikliği olabilir. Bu nedenle Uyku incelemesi bir çocuğa yapılacaksa, incelemeden önce uygun bir biçimde çocuğun bilgilendirilmesi, korkusunun azaltılması için güler yüzlü ve anlayışlı bir tavırla olabildiğince güven verilmesi uygun olur.

• İncelemeye kendi aracınızla gelebilirsiniz. Kendi aracınızla gelmediyseniz, inceleme ertesi sabah 06.00 da sonlanacağı için evinize ya da işinize ulaşım için olanaklarınızı önceden planlayınız.