Meme Sağlığı






Meme, meme başından başlayarak ışınsal şekilde 15 – 20 lobdan oluşan bezdir. Meme gelişmesi ve fonksiyonu birçok hormonun etkisi ile olur. Bu hormonların en önemlileri östrojen, progesteron, prolaktin, oksitsin, tiroit hormonları ve büyüme hormonudur. Adet görmeye başlayınca östrojen ve progesteron düzeyindeki döngüsel değişiklikler meme gelişimini etkiler ve adetler başladıktan 12 – 18 ay sonra memenin karakteristik lobuler gelişimi tamamlanır.







MEME HASTALIKLARI

İki ana başlıkta ele alınabilir;

1- SELİM MEME HASTALIKLARI:
 
— Fibrokistik değişiklikler
— Selim kitleler ve tümöre benzeyen lezyonlar
— Memenin inflamatuvar ve infeksiyöz hastalıkları
— Memede yağ nekrozu
— Meme başı akıntıları
— Jinekomasti

2- MALİGN MEME HASTALIKLARI:

— Meme kanserleri
— Meme sakomları
— Lenfomalar
— Filloid tümörler

Hastaların memede yaşadıkları şikâyetlerin başlıcaları; memede ağrı, memede kitle fark etmesi veya meme başından akıntı gelmesi, memenin şekli ve büyüklüğünde değişiklikler, meme cildindeki değişiklikler (kızarıklık, egzama, yara, cilt çekilmeleri, portakal kabuğu görünümü vb.)

Memesinde herhangi bir şikâyeti olan kişinin ilk aklına gelen meme kanserleri olmakta çoğunlukla da ciddi tedirginlikler yaşanmaktadır. Bunun sonucunda ya büyük bir telaşla hekime başvurulmakta ya da görmezden gelinmektedir. Meme kanseri hakkında bilmek isteyebileceklerimizi bu sayfada kısa soru cevap şeklinde bulabilirsiniz.

MEME KANSERİ NEDİR?

Meme kanseri kadınlarda görülen en sık kanserdir ve tüm kadın kanserlerinin %23´ünü oluşturmaktadır ve meme kanseri sıklığı giderek artmaktadır.    

KİMLERDE MEME KANSERİ RİSKİ ARTMIŞTIR?

— Östrojen penceresinin uzun olması; Erken menarj yaş <12 (adet başlama yaşının erken olması), geç menopoz yaş>50 (adetten kesilme yaşının geç olması).
— Hiç doğum yapılmaması veya ilk doğumun 30 yaşından sonra yapılması (hiç doğum yapmama riski 2,5 kat artırırken, ilk doğumun 30–35 yaşından sonra olması riski 4 kat artırmaktadır).
— Emzirmeyenlerin emzirenlere göre riski 2 kat artmaktadır.
— Birinci derece (anne, baba, kardeş, çocuklar) ve ikinci derece (büyükanne, büyükbaba, teyze, hala, dayı amca) akrabalarında meme kanseri olması.
— Genetik olarak meme kanseri gelişimine yatkın genleri taşımak (BRCA 1, BRCA 2).
— Daha önce memede kansere öncü sayılabilecek bir lezyonun bulunmuş olması.
— Uzun süreli doğum kontrol haplarının kullanılması.
— Menopoz sonrası dönemde uzun süreli ve yüksek dozlarda hormon replasman tedavisi yapılması.
— Çocukluk veya gençlik çağında başka bir nedenle (örneğin timus ve hodgkin hastalıkları) göğüs bölgesinin ışınlanmış olması.
— İlerlemiş yaş (meme kanseri en sık 50–65 yaşları arasında görülmektedir).
— Beslenme ve alışkanlıklar (alkol ve yağdan zengin besinlerin çok tüketilmesi).
— Over (yumurtalık) veya endometrium (rahim) kanseri hikâyesi olması.

MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

— Memede kitle; meme kanseri gelişen kadınların büyük bir kısmında memede bulunan kitle hastalığın ilk ve tek belirtisi olabilir. Kitle çoğunlukla ağrısızdır.
— Memenin boyutunda veya şeklinde değişik olması (memede büyüme veya büzüşme gibi)
— Meme cildinde ödem, kızarıklık, retraksiyon (çekinti), yüzeyel venlerde genişleme, yaralar oluşması
— Meme başı ve çevresinde renk ve şekil değişikliği, meme başında genişleme, düzleşme, içe çökme, yön değiştirme, kabuklanma, çatlaklar oluşması, yaralar çıkması
— Meme başından gelen kanlı veya kansız akıntı
— Koltuk altında görülebilen veya elle fark edilen ağrılı ya da ağrısız kitlelerin varlığı

MEME KANSERİ TANISI NASIL KONULUR?

Meme kanseri tanısı, muayene, radyolojik tanı yöntemleri (mamografi, meme ultrasonografisi, meme MRG) ve biyopsi ile konulur.

ERKEN TANI TEDAVİYİ KOLAYLAŞTIRIR MI?

Meme kanserinin erken tanısı, tedaviyi kolaylaştırdığı gibi ( örneğin meme koruyucu cerrahi) tedavi başarısını da artırmaktadır (sağ kalımın artması). Meme kanserinin erken tanısı için kadınların meme kanseri konusunda bilgilendirilmesi (eğitim), kendi kendini muayene, klinik muayene ve tarama mamografisi gereklidir.

Bu nedenle tarama şemaları hazırlanmıştır.

— 20 yaş öncesi ayda bir kendi kendini muayene
 — 20 – 40 yaş arası ayda bir kez kendi kendini muayene+ yılda bir kez (bazı tarama şemalarına göre 3 yılda bir) klinik muayene(doktor muayenesi)
— 40 – 49 yaş arası ayda bir kez kendi kendini muayene + yılda bir kez klinik muayene + yılda bir kez mamografi çekilmesi (35 yaşında bir kez baz mamografi olarak çekilmesini öneren şemalar mevcuttur)

50 yaş üstünde ayda bir kez kendi kendini muayene+yılda bir kez klinik muayene+yılda bir kez mamografi çekilmesi önerilmektedir.

MEME KANSERİ TEDAVİSİ

— Cerrahi
— Radyoterapi (şua tedavisi)
— Kemoterapi (ilaç tedavisi)
— Endokrin tedavi (hormonoterapi)
— Biyolojik tedavi (kanser aşıları, gen tedavisi, anjiogenez inhibitörleri vb)

CERRAHİ TEDAVİ NASIL YAPILIR VE SONUÇLARI NELERDİR?

Günümüzde cerrahi tedavinin şekli; meme kanserinin evresine, meme yapısına, tümörün yerleşimine, tümörün mikroskobik özelliklerine, hastanın isteğine göre (tabi ki bu karar multidisipliner bir yaklaşımla alınmakta; yani cerrahın, radyoloğun, patoloğun, onkoloğun ve hastanın katılımı ile) farklılıklar göstermektedir. Memenin tamamının alınması ile birlikte koltuk altındaki lenf bezlerinin çıkarılması şeklinde olabileceği gibi memenin bir kısmının çıkarılması ile birlikte koltuk altı lenf bezlerinden örnekleme yapılması ile sınırlı kalabilmektedir. Memesinin tamamı alınan hastalarda ilk ameliyat sırasında meme rekonstrüksiyonu yapılabileceği gibi ilave tedaviler (radyoterapi, kemoterapi) sonrasına da bırakılabilmektedir.

ONKOPLASTİK CERRAHİ NEDİR?

Meme kanseri cerrahi tedavisi yıllar içerisinde edinilen bilgi ve deneyimlerin sonucunda giderek yeni bakış açıları kazanmaktadır. Böylelikle önce meme koruyucu cerrahi ile açılan onkolojik tedaviye estetik boyutun eklenmesi, onkoplastik meme cerrahisi ile daha da gelişmiş ve gelişmeye devam etmektedir. Onkoplastik meme cerrahisi; kanser tedavisinden ödün vermeden meme estetiğinin de sağlanmasıdır. Bu teknikte sadece hastalıklı olan memeye değil diğer memeye de estetik cerrahi yapılmaktadır. Böylece hem hastalık tedavi edilmekte hem de her iki meme birden düzeltilmektedir. Bu ya meme küçültmesi yapılarak tümörün alınması, ya protez kullanılarak yapılan meme onarımı ya da hastanın kendi dokuları ile meme onarımı yapılması şeklinde sağlanmaktadır.

Gizlilik Bildirimi   |    Yasal Uyarı   |    Bize Ulaşın   |    Sıkça Sorulanlar   |    Site Haritası
KadıköyŞifa   |    Anlaşmalı Kurumlar   |    Doktorlarımız   |    E-Hastane   |    İnsan Kaynakları
Copyright © 1999-2012 KadıköyŞifa: kadikoysifa.com sitesi KadıköyŞifa tarafından hazırlanmıştır (c) Tüm video, görsel ve metinler kadikoysifa.com sitesine aittir.