Çocuklarda Konuşma Bozuklukları ve Erken Tanı

Dil ve konuşma fonksiyonlarının iki farklı boyutta incelenmesi gerektiğini belirten KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Odyoloji, Ses ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı İrem Konakçı Yenice, konuşma bozukluklarında tedavi için erken tanının önemini vurguluyor.

İnsanların birbirleriyle iletişim kanalları olan dil ve konuşma kavramları sıkça birbirine karıştırılabilmektedir. Oysaki bu iki kavram birbirlerinden oldukça farklıdır. Dil bozukluğu ve konuşma bozukluğu farklı sorunlardır. Ayrı ayrı görülebilmekle beraber bazen bir arada da görülmektedir.

Dil, insanların birbirleriyle duygu ve düşüncelerini paylaşmak amacıyla kullandığı ortak kurallar sistemidir. Dil denilince akla yalnızca konuşma dili getirmemelidir; yazı ve işaret kullanımı da bir dildir. Konuşma ise bu duygu ve düşünceleri içeren kuralların gerekli organlar yardımıyla fiziksel olarak üretildiği sistemdir.

Bir çocuk gerekli dil bilgisine sahip olmasına rağmen konuşma organlarının işlevlerindeki sorunlardan dolayı konuşamayabilir. Ya da konuşma organları işlevini yerine getirirken yeterli dil bilgisine sahip olmadığı için konuşmasında sorun yaşayabilir. Bu sorunlar bazen tek başına bazen bir arada görülebilir. Bu noktada dil ve konuşma becerilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve sorunun hangi noktalarda olduğunun bir uzman tarafından tespiti büyük önem taşır.

Çocuğumun Konuşması Gecikti Ne Yapmalıyım?

Öncelikle bir uzmandan görüş almalısınız. Sorun farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. İşitme azlığı, nörolojik bozukluklar, sık geçirilen orta kulak enfeksiyonları, gelişimsel gerilik gibi farklı birçok sorunun sonucu olarak dil becerilerinde yetersizlik görülebilir.

Çoğu zaman da fizyolojik nedenlere bağlı olmaksızın sadece dil ve/veya konuşma bozukluğu görülebilir. “büyüdükçe açılır”, “babası da geç konuşmuş” gibi düşünceler nedeni ile beklemek bazen zaman kaybına neden olabilmektedir.

Erkek Çocuklar Daha Geç Konuşur mu?

Erkek çocuklar ile kız çocuklar arasında dil gelişimi arasında fark olabileceği düşünülse de bu tahmin edildiği kadar büyük bir fark değildir. Örneğin 3 yaşına gelmiş ve hala konuşmuyor olan bir çocuğun sorununu erkek çocuğu olması ile açıklamak doğru değildir. Dil ve konuşma bozuklukları erkeklerde kızlara oranla daha sık gözlenmektedir. Ancak bu durumu erkek çocuğudur zamanla açılır şeklinde yorumlamak süreci olumsuz etkilemektedir.

Çocuğum Küçük. Terapist Onu Nasıl Değerlendirecek?

Erken değerlendirme ve tanı, sorunun daha da büyümeden çözülmesine yardımcı olur. Örneğin mevcut konuşma sorununun altında yatabilecek farklı problemlerin araştırılması konusunda yol gösterilir ve yaşına uygun gözlem ve değerlendirme yapılarak çocuğun dil ve konuşma becerileri hakkında görüş sahibi olunabilinir. Uzmanlar yaş grubuna uygun değerlendirme materyali ve yöntemini belirleyerek değerlendirme yaparlar.

Okuma Yazma Öğrenince Konuşması Düzelir mi?

Özellikle harfleri söyleyememe söz konusu olduğunda genellikle aileler çocuğun okula gitmesiyle sorunun düzeleceğini düşünür. Oysaki çoğu kez okul yaşı müdahale için geç bir dönemdir. Aksine çocuk okula başlamadan bu sorunlar ortadan kalktığında çocuğun olasılıkla yaşayacağı akademik performansına dair sıkıntılarda azaltılmış olacaktır.

Küçük Yaşta Konuşma Terapisine Gitmek Çocuğumu Psikolojik Açıdan Olumsuz Etkiler mi?

Dil ve konuşma terapisinde çocuğun yaşı ve kişisel özellikleri dikkate alınarak değerlendirme yapılır. Hem değerlendirme hem de terapi sürecinde yaşına uygun yöntem ve materyal kullanılarak çocuk ve aileye yardımcı olunur. Dil ve konuşma becerilerine dair sorun yaşayan bir çocuk destek almayıp bu sorunla toplum içerisinde olduğu süreçte psikolojik olarak travma yaşamaya daha açık halde olur. Özellikle okul öncesi ya da ilköğretim sürecinde olan çocuklar yaşadıkları sorun nedeni ile arkadaş ilişkilerinde sorun yaşayabilmektedir. Benzer şekilde dil ve konuşma becerileri geciken bir çocuk da daha hırçın ya da iletişime kapalı olabilmektedir.

Kekemelikte 15 Günde Kesin Çözüm Mümkün müdür?

Akıcı konuşma bozukluğunda bilimsel dayanakları olan ve kişiye özel terapi programlanır. Süresi ve terapide izlenecek yol kişiye özeldir. Standart bilgisayar programı dayanaklı yöntemlerin bilimsel olarak kanıtlanmış uzun dönemli kalıcı etkileri yoktur.

Kekemelik Psikolojik Bir Problem midir?

Psikolojik faktörlerin kekemeliği tetiklediği ya da ortaya çıkmasını kolaylaştırdığı düşünülebilir. Ancak sadece psikolojik bir travmanın sonucu ortaya çıktığı düşünülmemelidir. Kekemeliğin halen nedeni tam olarak bilinmemekle beraber birden fazla etkene bağlı olduğuna dair düşünceler ağırlık kazanmıştır.

Konuşamıyorsa Nedeni Dil Bağı mıdır?

Çocuğun dil bağı kısa ve dil hareketlerini kısıtlıyorsa bazı konuşma seslerini çıkarmasında sıkıntılara neden olabilmektedir. Ancak her konuşamayan ya da ses üretiminde sorun yaşayan çocuğun durumu dil bağı ile açıklanamaz. Dil bağı olsa dahi bu her zaman dil ve konuşma becerilerini etkileyeceği anlamına gelmez. Dilaltı bağından şüphe ediliyorsa bir kulak burun boğaz hekimi ve dil konuşma terapistinden görüş alınmalıdır.

Çocuğum /R/ Harfini Söyleyemiyor. Zaman İçinde Düzelir mi?

/R/ sesi diğer seslere oranla daha geç öğrenilen bir ses olmakla beraber okul döneminden önce eğer bir sıkıntı varsa terapi desteği ile çocuğa yardımcı olunmasında yarar vardır. Özellikle Türkçe söylendiği gibi yazılan bir dil olduğu için herhangi bir konuşma sesinin farklı söylenişi yazma aşamasında da sorun yaşamasına neden olabilir. Ayrıca yaş ilerledikçe öğrenilen sesin günlük dile aktarımı biraz daha zor olabilmektedir. Bu nedenle çocuğun erken dönemde desteklenip doğru sesi öğrenmesine yardımcı olmaya çalışmak uygun olacaktır. Ek olarak, çocuğun konuşma seslerinin üretiminde yaşadığı sorunlar, çoğu zaman konuşmasını daha bebeksi yaptığı için duygusal anlamda da akranlarıyla kurduğu iletişimde sıkıntılar doğurabilmektedir.