KadıköyŞifa TwitterKadıköyŞifa FacebookSanal Tur4442574KadıköyŞifa Fizik Tedavi LaboratuvarlarıKadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi
Varis Merkezi ve Damar Cerrahisi


KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Damar Cerrahisi Merkezi, arter, ven veya lenf olsun bütün damarların tıbbi ve cerrahi hastalıklarıyla ilgilenen, teşhis, tedavi, korunma ve eğitim merkezi olarak hizmet veriyor.

Sadece damar hastalıklarının teşhis ve tedavisinin yapılması yeterli değildir. Asıl amaç; damar hastalığı gelişmeden korunma yollarını hayata geçirmek veya eğer hastalık geliştiyse hastalığın olabildiğince yavaş seyretmesini sağlamaktır. Bu noktada koruyucu hekimlik asıl amaç olmalıdır. Maalesef diğer ülkelerde de olduğu gibi, belki de daha fazla olmak üzere; Türkiye'de de koruyucu hekimlik gerek hekimler gerekse de toplum tarafından göz ardı edilmektedir. Dünyada son 20 yılda hastalıklardan korunmanın hem hastalar, hem de sağlık hizmeti veren kurumlarca daha başarılı sonuçlar verdiğinin görülmesi üzerine bu konuda tecrübeli ihtisas merkezleri yaygınlaşmıştır.

Periferik Arter Hastalığı: Bacakların atar damar hastalığı damarların daralması veya tıkanması olup, en yaygın neden ateroskleroz yani damar sertliğidir. Başlangıçta çoğu kez hiç bir belirti vermez. Genel olarak 50 yaş üzerindeki erkeklerin % 5 -15 inde şikayete yol açmayan damar hastalığı bulunur. Bununla beraber bu sessiz damar hastalığı sıklıkla kalpte koroner damar hastalığı ve şah damar hastalıklarına bağlı ciddi sorunlar nedeni ile risk taşır.

Bacakların damar hastalığına bağlı en yaygın şikayet; yol yürümekle, koşmakla, merdiven çıkmakla baldırlara, uyluk çevresindeki ve kalçadaki adalelere gelen ve genellikle kramp şeklinde olan ağrıdır (kladikasyo intermitant). Yürümekle gelen ağrının en önemli özelliği yürüyüş durdurulduğunda ağrının 3-5 dakika içinde kendiliğinden geçmesidir. Ağrı hemen her zaman yürüyüşle aynı mesafede gelir. Ancak zamanla bu mesafe kısalabilir. Zamanla ağrı artık istirahatta bile ortaya çıkmaya başlar. Bir diğer önemli belirti ise ayakta ve parmaklarda iyileşmeyen yaralar ve gangrendir.

Karotis (Şah Damarı) Hastalığı: Beyni besleyen karotis damarının daralması ya da tıkanmasıdır. Karotis hastalığı felç ya da beyin fonksiyonlarının kaybı ile karakterize bir durum olan inmenin en önemli nedenidir. Karotis hastalığı en sık ateroskleroz yani damar sertliğinden kaynaklanır ve karotis hastalarının çoğunda kalp damarlarının ya da bacak damarlarının hastalığı bulunur. Yaşla karotis hastalığı artar. Karotis hastalarının çoğunda bir şikayet ya da belirti olmaz. Ancak hastalık ilerlediğinde günün birinde aniden inme (felç) gelişebilir. İnme bazen daha hafif şikayetlerden sonra ortaya çıkabilir. Bu şikayetler geçici iskemik atak (TIA) ismi verilir. Bunlar; geçici körlük, kol yada bacakta geçici felç, konuşmakta ve kelimeleri düzgün sıralamakta güçlüktür. Genellikle olay daralmış ya da tıkanmış damardan beyne zaman zaman pıhtı atması ve pıhtı ile tıkanan beyin bölgesinin fonksiyonlarının kaybından kaynaklanır. Bu şikayetle çoğu kez birkaç saat en fazla 24 saatte düzelir.

İnme aynı şikayetlerin 24 saatten uzun sürmesi durumudur. Yani körlük, felç, konuşma güçlüğü ve bazen şuur kaybı uzun sürelidir. Hastaların bir bölümü bu olay nedeni ile ölebilir. Sağ kalanların çok az bir kısmı hiç iz kalmadan iyileşebilirken, önemli bir grup hasta sakat kalır ve genelde başkalarına bağımlı olurlar.

Varis: Bacaklarda yüzeysel veya derin toplardamarların düzensiz bir biçimde uzayarak büklümlü genişlemesi ve kıvrımlar oluşturması ve kirli kanın temizlenmek üzere kalbe geri dönmesinde zorlanması "varis" olarak adlandırılır. Toplumda yaş gruplarına göre % 4,5 - % 55 sıklıkta görülen varisin, Türkiye'de etkilediği düşünülen kişi sayısı yaklaşık 10 milyondur. Bu varisli toplum kesiminin bir çoğu ya farkında olmadıkları için, veya çözümünün olmadığı kanaatinde olduklarından tedavi arayışı içinde değillerdir. Varis hastalarında en azından kozmetik/ psikolojik veya diğer uçta ağrı, şişme, gece krampları, yorgunluk, yanma-kaşıntı, huzursuz ayak sendromu (bacaklarda sürekli yorgunluk ve zaman zaman ağrı ile kendini gösteren şikayetler topluluğu – bu hastaların bir çoğu depresyon ilaçları kullanırlar), ciltte renk değişikliği, kanama, tromboflebit, bacakta ülserler gibi yaşam kalitesini etkileyen yakınmalarla gündelik yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar. Toplumda sadece yaşlı hanımlarda görülür düşüncesinin yanlış olduğu, ergenlik çağında başlayabilen ve erkeklerde de olmak üzere her yaş gurubunda ve cinsiyette rastlanıyor olmasının bilinmesi tedavide geç kalınmaması açısından çok önemlidir.

Kalp damarları, şah damarı, bacak atar damarları, varis ve lenf hastalıkları göz önüne alındığında Türkiye'de etkilenen hasta sayısı 10 ile 15 milyon kişiye ulaşmaktadır. Yani bunun anlamı çevremizde gördüğümüz her 4-5 kişiden biri damar hastalığının mağduru durumundadır. Bu sayılar hekimler ve toplum için sadece rakamlardan ibaret olmamalı ve her kesimin elinden geldiğince duyarlılık göstermesi gereken bir sosyal sorumluluk projesi haline getirilmelidir.

Yaşam kalitesini etkileyen, kalıcı hasarlara yol açabilen veya hayatımızı tehdit eden damar hastalıkları konusunda uzman hekimlerce aynı çatı altında günümüz güvenilir ve etkin teknolojilerini her hastada kişiye özel kombinasyonlarla uygulanmasıyla artık çözümü ve korunma yolları olan bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir.

Varis Hastası olup olmadığınızı anlamak için web sitemizi ziyaret etmeniz yeterlidir.